“Melekler Halifenin yaratılışının gereğini anlayamamışlardır. Bununla birlikte Hakkın mertebesinin layık olduğu ibadeti de bilememişlerdir. Çünkü herkes Hakk’tan ancak kendi zatının gerektirdiği şeyi bilebilir. Melekler Âdem’in toplayıcılığına sahip değillerdi. Onlar kendilerine mahsus ilahi isimlerin dışındaki isimleri bilememiş, Hakkı yalnızca kendilerine mahsus isimlerle tenzih ve tespih etmişlerdir. Halbuki Allah’ın bilgisinin kendilerine ulaşmadığı isimleri olduğunu anlayamamış o isimlerle Âdem’in yaptığı gibi hakkı takdis edememiş, hakkı tenzih edememişlerdir.”
[Fusûsü’l Hikem, İbn Arabi]

İşte, insan da bugün -ve tüm zamanlarda- aynen böyledir. Sadece kendisinde var olan -ya da sonradan oluşan- bilgiyi kabul edip, kendine ulaşmayan bilgi ve fıtrî eğilimleri reddederek birbirlerini anlamaktan uzak kalmıştır. Bu minvalde ihtiyacımız olan, temizlenmiş bir bilinç elde etmek için, düzenli şekilde çalışmalar (ibadet, okuma, düşünme) yaparak olgun insan olma yolunda ilerlemektir. Medeniyetimizi geldiği noktadan kurtarıp, karşılıklı hoşgörünün kazanım yolu ancak ve ancak bu çizgiden geçer. Aksi halde depresyonda ve bunalmış toplum, emreden nefsin pençesinden kurtarılamamış bireyler kaçınılmazdır.
mirac
4kasım’15
çarşamba

0 119