Ben sık sık sıkılıyorum kendimden, dönem dönem…
Salıyorum kendimi. Koyveriyorum spontane.
Aynılaşıyorum önce bir süre, sonra yabancılaşıyorum kendime.
Zamana, mekana göre değişiyor rutinlerim, ritüellerim…
Vıcık vıcık can sıkıntısı, patır patır patlamalar takip ediyor birbirini.
Koyveriyorum gelişine…

Akil miyim, sakil mi? Ben de tam olarak emin değilim.
Sanırım öldükten sonra anlayacağım bu çok merak ettiğim sorunun cevabını.

Yapmak istediğim o kadar çok şey varken aynılaşmışlığın müşkülpesent çıkmazı içerisindeyim…
Bırak kolumu kaldırmayı, parmağımı oynatırken beynimin çalışmasından sebep vücudumun yakacağı kaloriyi hesaplıyor ahvalim.
Koyveriyorum dönem dönem spontane…

Can sıkıntısından beslenen nefsim iştahlandıkça iştahlanıyor dünyeviyata…
Karartıyor gözünü umursamazca her türlü muhteviyata!

Bir sabah uyandığında ansızın koca bir hamam böceğine dönen Gregor Samsa gibi değil; yavaş yavaş, usul usul dönüşüyor varlığım dev bir canavara!

Dönüşüm, değişim, metamorfoz. İşte tam burada cereyan ediyor her seferinde her ne oluyorsa…
Tam saniyesinde çalması gereken bir saat gibi.
Tam zamanında öten bir horoz gibi.
Tam kaçırdığını zannettiğin bir otobüsün şoförü tarafından fark edilmek gibi.
Unuttuğunu zannettiğin anahtarın göt cebinden çıkması gibi.
Umut gibi,
Aşk gibi…

Bir keresinde sigarayı bırakmıştım.
Daha doğrusu tercih etmiştim aşka.
Belki küçük görünen ama bu büyük devrim ile kurulan devletin toprakları içerisinde yaşıyorum şu anda:
Aşk Cumhuriyeti…

Küçük değişimler büyük devrimler getirir ardında.
Cereyan ediyor aklımda bir şeyler, ekilmiş bir tohum gibi toprağa.
Bir yerden başlıyorum içimdeki devrime yeniden; içimdeki bir güçle.
İslamiyetin dünyaya yayıldığı gibi yayılması için tüm uzuvlarıma metamorfozumun;
Ekiyorum tohumlarımı beynimin tarlalarına.

Ve dönüşüm başlıyor ardından.
O küçük devrim yayılıyor aklımın topraklarına.
Tıpkı çocukluğumdaki gibi.
Tıpkı yıllar önce olduğu gibi.
Birkaç sene öncesi gibi.
Ve şu anda olduğu gibi.
Tam zamanında.
Ve şükrediyorum aklın sahibine.
Her defasında…

Mirac
15 Nisan 2013 (17:53)
istanbul

1 200

One thought on “Dönüşüm, Değişim, Metamorfoz…

  1. Tugba 1 sene ago

    Düşündürüyor… sonuç = güzel